28.02.2012

Hayaldi, gercek olacak mi ya da olmali mi olmamali mi?

Buralarda yasamanin benim icin guzel yanlarindan biri yazlari Istanbul'a donusudur sairin de dedigi gibi sevgili ve mama ve papalar. Her ucaga bindigimde hatta binmeden birkac gun once dunyalar benim oluyor ve heyecandan bavulumu bile toplayamaz hale geliyorum bazen de akil karisikligindan toplayamadigim oluyor tabii. Ama burada olmanin baska guzel yanlari da yok degil. Kimine gore daha rahat yasam sarti ki bu tartisilir, kimine gore kimkime dumdumalik, kimine gore duzen, kimine gore ise daha cok demokrasi (?)nin cazip geldigi bu yeni dunyada beni cezbedenler basit seyler.  Her seferinde cekip gitme dusuncelerime engel olan kucuk ama onemli seyler, mesela mahalle kutuphaneleri. (Posta sistemi, Netflix, geri donusum, az dedikodu az mudahale de ayaklarimi geri geri goturenlerden)

24.02.2012

80'ler biz, Adile Nasit ve bugunku buyuk yalnizligimiz

Deniz'den firsat buldukca internetten dizi seyrediyorum. Ama asla ve asla ic karartici olanlari degil, cok sikildim onlardan, Fatmagul, Hurrem, Feriha bombardimanina Turkiye'de yaklasik 3 ay yakalanip zaten uzatmali lohusaliktan hafiften kararmis icimi iyice kararttim aksamlari. Benim son gunlerde en cok hosuma giden TRT'deki Seksenler dizisi. Kendime oyle yakin buldum ki o diziyi.
Ben aslinda 80'ler degil daha cok 90'lar cocuguyum. 80'leri iyi hatirlamama ragmen daha cok bilincli oldugum donem 90'lardi. Ama dizideki hersey de benim hatirladigim 80'lere oyle yakin ki.

16.02.2012

what a difference a month makes


Emine had her four month checkup this week. Not even counting weight and height, the developmental changes that happened over the last month have been amazing.
She loves to pull herself up to sitting and is able to hold herself up for a few seconds before toppling over. She also loves to pull herself up to standing but isn't always successful when she attempts.
She is more vocal, responsive, and she understands several words. She is drooling like crazy and this morning woke up wanting to gnaw on my finger to ease her gum pain. She was working very hard on turning over for a couple of weeks. I even bragged to my family that I was sure she would be doing it by Valentines day. Well, last weekend she stopped working on it and has moved on to other interests but I'm sure she will revisit it soon!

14.02.2012

Bilmek X Farketmek

Bugun esasında hep de tekrarlanan rastlantılar arka arkaya geldi ama bugün bildiğim seyleri farketmek biraz daha etkiledi; aamanın inanılmaz hızlı geçişi ve yaşarken bunu düşünmeyi  ertelediğimiz- ya  da kendi adıma…
Küçük bir kutuda kaybettiğim bir şeyi ararken Alp doğduğu zaman ona ait şeyleri yazmak için aldığım küçük defterin bir aksesuarını buldum. Veee bilmem kaçıncı defadır hiçbir şeyi not almadığımı tekrar hatırladım . Acaba yaşarken hep devam edeceğini zannettiğimiz için mi erteleriz ?

12.02.2012

Deli Haller


Bir süredir deli bir hal içinde Ege. Ben işten eve geldiğimde salonda elinde bir yastık kendi etrafında “düşücem, düşücem yakala beni Başak” diye dönüyordu. Defalarca yakaladım ama o yine aynısını yapmaya devam etti. Sonraki yaklaşık 1 saat boyunca da durum değişmedi, elinde yastık döndü durdu. Bu onu kesmedi, sonra koltuklardaki minderleri yere atıp onların üstüne atladı. Ben gözle takip ederken bile çok yoruldum ama o yorulmadı. Bu da olmadı, odasındaki kanepenin (ki üçlü bir kanepedir kendisi) tek parça koca minderini salona taşıyamadığı için benden yardım istedi. O koca minderi de salona getirdikten sonra da gecenin kalan 1 saatinde de aşağıda örnek 1A’da göreceğiniz ev tipi kaydırağa tırmanmak, inmek ve kaymakla geçti. Ben bilemedim neler olduğunu, Serhan ekstra bitmişti ki ben gelene kadarki saatleri de aynen bu deli haller içinde geçirmişler.

Bir bilen var mı, neler oluyor???

9.02.2012

Sana ne?

Up All Night diye bir dizi var bir anne, bir baba ve bir bebek. Baba cok da basarili oldugu avukatlilk kariyerini birakip tam zamanli baba olarak evde yeni dogmus bebegine bakiyor annetum gun isine dondukten sonra. Christina Applegate ve Will Arnett oynuyorlar. Alisageldigimiz yapidan cok farkli degil mi? Bizim toplumumuzda aaa dedirtecek, niye? dedirtecek kadar degisik bir durum.

4.02.2012

Oklar, yaylar, cocuklarimiz ve biz

Anneligin her daim kalp carpintisi, bas agrisi, endise krizi ve de kalp kirilmasi oldugunu ben de ogrendim sevgili blogger. 30'lu yaslarimda hala isiklardan gec diye bikmadan tembihleyen annemi, bana gozu gibi bakan usumeyeyim diye eve legende kar alip oynatan anneannemi, bebekken nefes aliyor muyum diye yuzume buzdolabindan cikardigi aynayi tutan babami,  kuvette kayma dikkat et diye hamileyken bana mesaj atan kayinvalidemi bile cok iyi anliyorum, saygi duyuyorum ve daha cok seviyorum yemin ederim. Ve bu itiraf bana ilk aylarda bir dolu seyi soyleten, duygusal kusmalar yaptigim lohusalik sendromu duygusalligi degil garanti veririm zira dogurali neredeyse 6 ay oldu.

1.02.2012

I Love The Smiths


Güzel bir film izleyince keşke hiç seyretmemiş olsaydım istiyorum. O ilk seyrettiğimde aldığım keyfi kahretsin ki tekrar aynı derecede alamıyorum. Dün de yine böyle hissettim.
Radyo Eksen gerçekten cancandır, arada yayınladığı ufak bir film sahnesi sayesinde “(500)Days of Summer” aldı filmle tanışmış olduk. Ne kadar da süper oldu, bağımsız filmleri çok seviyorum.
Ege doğduğundan beri nerdeyse 3 senedir sinemaya gitmedim. (Bir kere şirketcenek gitmiştik reklam filmimizi izlemek için onu o yüzden saymıyorum). Gidebilir miydim, tabi ki. Ama sinemaya gitmek istediğimde sinemada geçireceğim 2 saati bir yerde oturup kahve içerek geçirmek hep daha güzel göründü, daha dinlendirici ve sakinleştirici. Sonra da neden o 2 saati Ege’ye ayıracağım kısıtlı vaktimden çalıyorum diye düşünüp, mümkünse hiçbir yere gitmemeyi tercih ettim. Muhtemelen doğrusu bu değildir ama kendime ayırabileceğim tüm vakitlerimde oğlum ile oluyor olmanın ötesi artık boş geliyor bana. Sanırım ben böyle çok iyiyim.

To die by your side
Is such a heavenly way to die



27.01.2012

Cookie or Not Cookie

Bir varmış bir yokmuş. Bundan tam 1 hafta evvel Egeoğlan kurabiye istiyormuş. Ege’nin annesi de kendinde azıcık güç bulup önce internete sonra da mutfağa girmiş. Bulduğu tarif neyse ki çok kolaymış hemencecik harika bir hamur oluvermiş. Egeoğlan elinde kurabiye kalıpları annesinin açtığı hamurlara kalıpları basıyormuş. Kedi, ağaç, yıldız ve kurabiye adam şeklinde bir sürü kurabiye yapmışlar. Tepsiyi fırına verince de 15 dakika hazır oluvermiş nefis kurabiyeler. Egeoğlanın babası da kurabiyeleri süslemek için glazür yapmış. O da pek bir kolaymış. Kurabiyelere glazürü sürmüşler, üzerine şeker süsleri koymuşlar.

Tarifi tesadüfen aşağıdaki sitede buldum. Acaip güzel oldu, paylaşmak için can atıyordum. Tarifini yayınlamama izin veren ve bizim blogumuza hoş gelen Meliha’ya teşekkürler.

Denemek isteyen olur diye işteeeee Zencefilli Tarçınlı Kurabiye

Hikayenin en önemli noktası Ege tabi. Birlikte bir sürü şey yaptık ama kurabiyeyi ilk defa. Kurabiye yaparken aldığı keyfi gördükten sonra sanırım artık bizim evde sık sık kurabiye pişecek.

İşte Ege’nin kurabiyeleri :)


All around the world ya da yemek hikayeleri

Deniz muzdan nefret ediyor,bunu O'nu kustura kustura ogrendim maalesef. Kati mamaya gectiginden beri yavas yavas cesitli sebze ve meyve purelerini veriyordum kicok hamarat bir ev hanimiolamadigim icin daha evden yapmaya dogru duzgun firsat olmadi.(Organik taze kabakla yaptigim purede kabagin aci cikmasiyla ilk deneme husranla sonuclandi) Earth's Best'in organik mamalari var, ay gruplarina gore ayirmislar ve fiyatlari cok uygun, Walmart'tan cesit cesit aldik. Tatli patates, bezelye ve havucu sevdi ancak sisede pembe gorunumde eksi tatli acayip muz puresinden birkac denemede de hic  hoslanmadi, ben de bu acayip tat ve gorunumden olsa gerek diye hic uyanmadim. Dun de biraz mizmiz ve uykusuz gecen gunun sonunda kendi yedigim muzdan vermek istedim, birkac minik ittirmeden sonra son 2 saat icinde yedigi ne varsa kustu ilik ilik kendi uzerine ve devaminda da benim uzerime. Neyse kustuktan sonra bayagi bir guleryuzluydu de cok uzulmedim. Demek cocuklara birseyi zorlamayacaksin, ben de de geri tepiyordu cok iyi hatirliyorum ozellikle yemek konusunda anneannemin bir birine intizar edeck mi yemeyen cocuk versin lafi kulaklarimda cinliyor. Aslinda kimseyi birseye zorlamayacaksin.

Bu hafta Deniz donmeyi iyice ogrendi sanirim, yataginda zirt zirt donuyor ama parkinda ve yerde ihhhh. Ben ise hergun onun yeniliklerini seyretmekten baska birseye konsantre olamiyorum, 5.5 aylik bebekten neler ogrenilir sasiyorum. Daha cok erken biliyorum ama kendim icin birseyler yapmaliyim, baskalarina faydali olmaliyim diye dusunurken bir bakiyorum gun bitivermis, Deniz'in gun icinde yeni yeni seylerini seyrederken ve pek tabii biberon yikayip steril ederken, mama hazirlarken, kaka degistirirken.

Son birkac gunde Deniz'le ve Deniz'den ogrendiklerim:

*En sikintili zamaninda bile gulebilirsin (uyku gozlerinden akarken, kustuktan sonra ve acken bile gulebiliyormus insan)
* Hicbirsey icin kimseyi zorlama, geri tepiyor. Birgun belki kendi isteyerek dener ve sever her neyse zorladigin.
*Sevmezse dert degil, insan birseyi sevmeyip yemedi diye olmez (sanirim)
* Gun icinde artik kesinlikle dermanim kalmadi yapamayacagim dedigin seyler hizla ve istekle, bir azim, bir kosu yapilir ve de zevk alinabilir.
*Uykusuzluk kotu birseydir, uykunu iyi alamadiysan bebek de olsan yetiskin de gununun icine guzelce edilebilir.
*Kendim icin birsey yapamiyorum, baskalarina faydali olamiyorum, eve tikilip kaldim dusunceleri yersizdir (en azindan simdilik), mutlu ve saglikli bir cocuk yetistirmek icin cabalamak, ogrenmeye calismak, hem senin, hem O'nun hem de pek de iyiye gittigi gozukmeyen gariban dunyamiz icin onemli bir katkidir.
*Tv seyretmeden de yasanir hem de cok guzelce (sinemaya gitmeyi ozluyorum yalan soyleyemem).
*Radyo Eksen cancandir.

Orkan Deniz'in sacini bir sarkiciya benzetmeye calisti sabah, neydi neydi, 90'lardan diye diye. Neyse ben copluk hafizamla adini Lisa olarak hatirlayip araya taraya bahsettigi kisinin Lisa Stansfield (All Around the world) oldugunu buldum sonra.